Hayatın Renkleri’nde “Parkinson Hastalığı” Konuşuldu

Oca 14

Üniversitemiz radyosu Radyo Düet’te her Çarşamba yayınlanan Hayatın Renkleri programına bu hafta Üniversitemiz Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yıldız Değirmenci konuk oldu.

94.5 frekansından yayınlanan, Üniversitemiz İletişim ve Tanıtım Koordinatörü Öğr. Gör. Duygu Özdemir Cömert’in sunduğu Hayatın Renkleri programında bu hafta, Parkinson konuşuldu.

Parkinson hastalığının; beyin, sinir, kas hareketlerindeki bozukluklar olarak ta tanımlanabileceğini söyleyerek açıklamalarına başlayan Prof. Dr. Yıldız Değirmenci, Üniversitemiz Araştırma Uygulama Hastanesi Nöroloji biriminde dünyada kullanılan en son sistemin kullanıldığını ve ülkemizin her bölgesinden hastalara hizmet verdiğini dile getirdi.

Toplum içerisinde yaşlı hastalığı olarak bilinmesine rağmen gençlerde de görüldüğünü ve belirtileri arasında; hareketlerin yavaşlaması, kaslarda sertleşme, tireme, her zaman yapılan şeylerde zorlanma ya da yapamama gibi bulguların olduğunu Radyo Düet dinleyicilerle paylaşan Prof. Dr. Değirmenci, her titremenin de Parkinson hastalığının belirtisi olmayacağını, destekleyici belirtilerin de olması gerektiğini vurguladı.

Hareketsiz yaşam, kimyasallara maruz kalma ve hava kirliliği gibi nedenlerin Parkinson hastalığına yol açabileceğini dinleyicilerle paylaşan Öğretim Üyemiz, gençlerde görülen Parkinson hastalıklarında, genetik faktörünün de etkili olabileceğini söyledi. Parkinson hastalığının dünyanın hiçbir yerinde kesin tedavisinin olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Yıldız Değirmenci, ancak kontrol altına alınarak, hastalıkla başa çıkılabileceğine dikkat çekti. Parkinson hastalığının çok sinsi olduğunu, titreme ve hareket bozuklukları başlamadan 5- 10 yıl önce belirtilerinin çıkmaya başladığının altını çizen Değirmenci, bazı ağrıların bu hastalık için ipucu olabileceğini ve doktor kontrolüne gidilmesi tavsiyesinde bulundu.

Bu hastalıkla mücadelede ailelere de çok önemli görevler düştüğünün altını çizen Öğretim Üyemiz, hasta bu süreçte psikolojik olarak sürekli desteklenmesi gerektiğini ve eve kapanmadan hayatın içerisinde olmasının önemine vurgu yaptı.

Son olarak beyin piline de değinen Prof. Dr. Yıldız Değirmenci, beyin pili ameliyatlarının hasta uyanıkken olduğunu ve bilinenin aksine fazla bir risk oluşturmadığını, hekimlerin gerekli gördüğü hastalardan bu pili takmalarını isteyerek, bundan korkulmaması gerektiğini ifade etti.