Psikoloji Bilimi Gözüyle Oruç

Haz 25

Üniversitemiz Kaynaşlı Meslek Yüksekokulu Müdürü ve Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Celalettin İçmeli, “Psikoloji Bilimi Gözüyle Oruç” konusu hakkında bilgiler verdi.

Yrd. Doç. Dr. Celalettin İçmeli, orucu beden ve ruh dengesini sağlayan bir ibadet olarak tanımlayarak, orucun ruhsal yapımıza ve sosyal ilişkilerimize etkisi olduğunu ifade etti.

Yrd. Doç. Dr. İçmeli, “Oruç tutmak ve bu maneviyatı yaşamak insan sağlığı açısından bir terapi şeklidir. Bu ayda kötü düşüncelerimizi, eylemlerimizi bir tarafa bırakarak nefsimizi terbiye ederiz. Allah’a karşı görevimizi yapmakla huzur ve mutluluk duyar, Ramazan ayının sonunda da bayramı yaşarız. Bayram sevgiyi, güzelliği, mutluluğu, birlikteliği yaşatır. Bu anlamda oruç ibadeti psikolojik açıdan adeta bir tedavi şeklidir.” dedi.

Ramazan ayında yeme-içme dürtülerinin kontrol edilmesinin yanında,  cinsel isteklerin ve birçok kötü duygu ve düşüncelerinin de kontrol edildiğini belirten Yrd. Doç. Dr. İçmeli, oruç tutan kişinin açlık, cinsellik, saldırganlık dürtülerini kontrol etmekle psikiyatrideki “dürtü kontrol bozukluğuna” karşı korunmuş olacağını söyledi.

Orucun insan sağlığına olumlu etkilerinden bahseden Yrd. Doç. Dr. Celalettin İçmeli, “Şişmanlık, kalp-damar, şeker ve tansiyon hastalıklarında oruç, bu hastalıklara karşı koruyuculuk görevi yaptığı gibi tedavi görevi de yapmış olur. Oruç vücudumuzdaki karbonhidrat, protein ve yağ depolarının yakılmasını da sağlar. Ayrıca sigara, alkol veya madde bağımlıları önce zorlanmalarına rağmen Ramazanda bu alışkanlıklarını bırakır. Böylece oruç, insanların kendilerine güvenlerini artırarak iradelerini sağlamlaştırması açısından önem taşır. “ şeklinde konuştu.

Ramazan ayında polis kayıtlarına göre suç oranlarının düştüğü belirten Yrd. Doç. Dr. İçmeli, bu durumun sosyolojik açıdan önemli bir tedavi işlevi olarak kabul edilebileceğini dile getirdi.

Oruçla birlikte empati yapmayı da öğrendiğimizi vurgulayan Yrd. Doç. Dr. Celalettin İçmeli, Ramazan ayının sosyal açıdan kişilerarası kopukluğu engelleyerek birlikte yapılan iftar ve teravih namazı gibi ibadetlerle sosyalleşmeyi sağladığını, bu tür davranışların da insanlar arasında sosyal dayanışmayı artırdığını sözlerine ekledi.

Orucun psikolojik açıdan insanı olgunluğa yükselteceğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Celalettin İçmeli; Ramazan ayında insanların, kendilerini eleştirmelerini sağlayarak hatalarını fark etmelerini, günahlarına tövbe ederek Allah’ın mükafatına erişme çabasında olduklarını söyledi. Yrd. Doç. Dr. İçmeli, çocukların da bu bilinçle yetiştirilmesinin ailede eğitimin vazgeçilmezlerinden olması gerektiğinin altını çizdi.