Çocuklarınıza Nitelikli Zaman Ayırın!

Ağu 26


Üniversitemiz İlahiyat Fakültesi, Felsefe ve Din Bilimleri Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Gülsüm Pehlivan Ağırakça iyi anne baba nasıl olmalıdır, çocuk ile anne baba arasında ilişki sınırları nelerdir gibi günümüzde merak edilen soruların yanıtlarını verdi.

 

Yaptığı açıklamada çocuk yetiştirmenin en önemli ve en zor tarafının çocuklarla iletişim kurabilmek olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr. Ağırakça, “Ebeveynler olarak bu hususta çok hata yapabiliyoruz. Hangi yaşta olursa olsun çocukları anlamaya çalışmalı, onların duygu ve düşüncelerini ifade etmelerine izin verilmelidir. Çocukların seviyesine inilmeli, onlarla anlayabilecekleri şekilde konuşulmalıdır. Bunun yanında anneler de kendi duygularını çocuklarına söylemeli, kendilerini doğru bir şekilde ifade edebilmelidirler. Çocukla inatlaşmamalı, sabır göstererek konuşulmalı ya da alternatifler sunulmalıdır. Anne babanın öfkelendiğinde gösterdiği tepki, çocuk için modeldir. Öfke ile nasıl başa çıkacağını çocuk, anne babasına bakarak öğrenir.” dedi.

 

Sevgi ve sabrın, annenin en büyük yardımcı duyguları olduğuna vurgu yapan Yrd. Doç. Dr. Gülsüm Pehlivan Ağırakça, “Anne bir şeye ‘hayır’ diyecekse bunu birkaç cümle ile anlatmalı, gerekçelerini izah etmelidir. Aynı zamanda annelik duygusu da doğru iletişimi bulmada anneye yardımcı olacaktır. Ancak, stres, kaygı, yorgunluk gibi faktörler, kadının, anneliğini olumsuz etkileyebilmektedir.” ifadelerini kullandı.

 

“Her anne, kendi ebeveyninden öğrendiği anne-baba tutumunu kendi ailesine taşır.” diyen Ağırakça, “-Aşırı koruyucu anne-baba tutumu- da bu manada kişinin ailesinden öğrendiği bir davranış şeklinde kendini gösterebilir.  Ancak, her hususta olduğu gibi şefkat ve merhametin fazlası da azı da doğru değildir, çocuğa zarar verebilmektedir. Geçmişten beri dillerde dolaşan meşhur bir söz vardır: ‘Merhametten maraz doğar.’ Nitekim anneler, çocuklarına duydukları sevginin bir tezahürü olarak genellikle onlara kıyamaz ve onların ihtiyaçlarını tamamen kendileri karşılamaya çalışırlar. Çocuğun kendi başına bir şeyler yapmasına müsaade etmezler. Böylece kendilerine bağımlı, çabuk mutsuz olan, sosyalleşemeyen ve becerileri gelişmemiş çocuklar yetiştirmiş olurlar.” dedi.

 

Çocuklarla geçirilecek zamanın süresi değil, niteliğinin önemli olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Gülsüm Pehlivan Ağırakça, “Bütün gün evde olan ama çocuğuyla vakit geçirmeyen birçok anne vardır. Aynı şekilde yoğun bir iş yüküne sahip olduğu için çocuğuyla vakit geçirmeye zamanı olmadığını söyleyen babalar da çok sayıdadır. Hâlbuki çocuğa zaman ayırmamanın hiçbir bahanesi olamaz. Çünkü çocukla sohbet etmek, oyun oynamak, dışarı çıkmak, kitap okumak, resim yapmak gibi nitelikli bir beraberlik için uzun zamana ihtiyaç yoktur. Yeter ki geçirdiğimiz kısa zaman diliminde anne-baba olarak samimi ve sevgi dolu olalım” diyerek anne babalara tavsiyelerde bulundu.