Düzce Üniversitesi Senatosu’nun 15 Temmuz Darbe Girişimine Karşı Bildirisi

Tem 18

 

Düzce Üniversitesi Senatosu’nun 15 Temmuz Darbe Girişimine Karşı Bildirisi

Demokrasimizi, devletimizin varlığını ve bütünlüğünü hedef alarak milletimizin iradesini ortadan kaldırmaya çalışan Türk Silahlı Kuvvetlerimiz içindeki ihanet çetesinin darbe girişimine yönelik Üniversitemizin tepkisini ortaya koyan Rektörümüz Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar’ın konuşması ve sonrasında Rektörümüz tarafından okunan Düzce Üniversitesi Senato Bildirisi;

Rektörümüz Prof. Dr. Nigar Demircan Çakar’ın Konuşması

“Kıymetli çalışma arkadaşlarım ve basınımızın değerli mensupları,

Hepimizin bildiği üzere 15 Temmuz 2016 tarihinde saat 21.30’dan itibaren milletimizin iradesi gasp edilmeye çalışılarak, yıllarca bin bir emek ve gözyaşı ile kazandığımız demokrasimiz hiçe sayılarak, milletimizin öz iradesi ile seçilmiş meclisimize, milletimizin öz iradesi ile seçilmiş Cumhurbaşkanımıza kast edilerek, menfur, haince ve alçakça bir darbe girişimi gerçekleşmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerinde vatani görevini yerine getirmek için bulunan, milletinin kanını, canını korumak ve memleketimizin bir avuç toprağını dahi savunmak için Halkımızın içinden çıkan, 81 ilimizin dört bir tarafından gelen mehmetciğimiz, ne yazık ki yine Türk Silahlı Kuvvetlerinin içinde yer alan hain, cuntacı ve sinsi bir çetenin yönlendirmesi ile milleti üzerine tanklar ile yürümüş, milletine silah doğrultulmuştur.

Bu alçaklar, hain amaçlarına ulaşmak ve milletimizin hür iradesi ile seçilmiş, kurulduğu günden bugüne milletin ve demokrasinin yegane temsilcisi olmuş Büyük Millet Meclisine kast ederek, milletimizin iradesini kalbinden yaralamıştır. Halkımızın siyasal haklarını gasp etmek suretiyle demokrasimizi ortadan kaldırmaya, cennet vatanımızda kaos çıkarmaya, devletimizi bölmeye yönelik bu kalkışmalar asla başarılı olamayacaktır.  Hainleri Üniversitemizde, şehrimizde, ülkemizde istemiyoruz.

Hain paralel devlet yapılanmasının aşısı ile zehirlenmiş, şu an ise kamuflajlarını bürünerek milletimizin asil iradesinin içine karışmaya çalışan kişilerin farkında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz.   Üniversitemizin içinde cuntacı vatan hainlerine destek vermiş veya vermeyi yüreğinden geçirmiş her kişiye karşı, büyük bir irade ile mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu doğrultuda her tür bilgi, belge ve desteği de veri kabul edeceğiz.  Darbeci zihniyeti gelecek nesillerin zihninden silmek için akademik düşünceye yakışır bir duruş sergiledik, sergilemeye de devam edeceğiz. Bu düşüncelerle Senatomuzun menfur darbe girişimine karşı bildirisini sunuyorum.”

 

 

Düzce Üniversitesi Senatosu’nun 15 Temmuz Darbe Girişimine Karşı Bildirisi

Düzce Üniversitesi Senatosu olarak; Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış terörist bir gurubun 15 Temmuz Darbe Girişimini, ülkemizin millî birlik ve beraberliğine, bölünmez bütünlüğüne, devletimizin vazgeçilmez temel esasları olan Cumhuriyet ve Demokrasisine kast edilmiş bir suikast olarak kabul ediyor ve nefretle lânetliyoruz. Bu elîm suikast esnasında canlarını veren 161 şehidimize Yüce Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Yaralanan vatandaşlarımızın acilen sağlıklarına kavuşmalarını temenni ediyoruz.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Büyük Türk Milleti ve onun 23 Nisan 1920 tarihinde Türkiye Cumhuriyetinin temeli olarak Ankara’da kurduğu, millî iradenin yegâne temsilcisi TBMM’ye karşı Türk Silahlı Kuvvetleri içinde yuvalanmış dış destekli bir silahlı paralel çete tarafından darbe girişiminde bulunulmuş; ancak bu kalkışma, Cumhuriyet ve Demokrasi sevdalısı asker, polis ve ellerindeki bayraklarla tüm Türk Milleti tarafından püskürtülmüştür.

Öncelikle Türk Silahlı Kuvvetlerini, bu meş’um suikasti tertip eden subay kılıklı çeteden tenzih ederiz ve asla, o Peygamber Ocağı müesseseye mâl etmeyiz.  Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve Türk Milletinin en zor sürecinde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da terör örgütlerine karşı tüm vatansever mensuplarıyla kahramanca mücadele ederken, içlerindeki bu mahut çete, silah arkadaşlarına ihanet etmiş, kendilerini yetiştiren devletine ve besleyip doyuran milletine karşı darbe teşebbüsünde bulunmuştur.

Ne yazık ki 1921’de Sakarya Nehrine dayanmış Yunan askerine karşı başlarında Gazi Mustafa Kemal Paşa ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin kahraman askerlerince korunmuş olan kutsal TBMM, milletvekillerince demokrasi nöbeti tutulan 15 Temmuz 2016 gecesinde, maalesef bu terörist çete tarafından bombalanmış ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kalbi büyük hasara uğratılmıştır.

Ne yazık ki Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, maalesef bu terörist çete tarafından bombalanmış, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin sembol makamı tahrip edilmiştir.

Ne yazık ki Türkiye Cumhuriyetinin Başkentinde, maalesef bu terörist çete tarafından, Türkiye Cumhuriyeti Devletini korumak üzere özel görevler yapmak maksadıyla kurulmuş Gölbaşı Özel Harekât Daire Başkanlığı havadan bombalanmış ve görevlerini yapmakta olan yirmi polis şehit edilmiştir.

Ne yazık ki Türkiye Cumhuriyetinin Başkentinde, maalesef bu terörist çete tarafından, Türk Milletinin vergileriyle alınmış uçaklardan, helikopterlerden, tanklardan bu milletin silahsız ve sadece “Cumhuriyete ve Demokrasiye darbe yapmayın, kışlalarınıza çekilin” diyen, ellerinde sadece bayrakları olan vatan evlatlarına ateş açılmış ve 161 asker, polis ve vatandaşımız şehit edilmiştir.

Ne yazık ki, Türkiye Cumhuriyetinin Başkentinde, maalesef bu terörist çete tarafından, görevi emniyeti tesis etmek olan Emniyet Genel Müdürlüğünün binası bombalanmış ve vatansever polisler şehit edilmiştir.

Ne yazık ki, bu çetenin maalesef gözü dönmüş izânsızları, tarihimizde başka bir örneği görülmeyen bir teröristliği göstererek en üst komutanlarını rehin almış ve askerî üslerinde tutsak edecek kadar alçaklaşmıştır.

Milletinin fertlerini korumak, vatanının iç ve dış güvenliğini sağlamak ilkesiyle hareket eden Türkiye Cumhuriyeti devleti; emperyalizmin maşası olmuş ve dindarlık maskesi taşıyan terör örgütüne karşı asker ve polisiyle cansiperane mücadele etmektedir. Vatandaşlarımız ise çoluk çocuklarıyla gündüz işinde, gece meydanlarda Cumhuriyet ve Demokrasi mücadelesine yılmadan devam etmektedir.

Düzce Üniversitesi, dün olduğu gibi bugün de yarın da Türk Milletinin varoluşunu sağlayan Türkiye Cumhuriyeti devletinin, seçilmiş meclisinin ve seçilmiş Cumhurbaşkanının yanında, aklıyla, bilgisiyle, vicdanıyla her zaman yer almış ve yer alacaktır.

Düzce Üniversitesi, Türk Silahlı Kuvvetleri ve devletin bütün birimleri içinde olduğu gibi, Cumhuriyete ve Demokrasimize kasteden bu mahut paralel zihniyet ile Üniversitemizde mücadele etmeye devam edecektir.

Düzce Üniversitesi, Millî birlik ve beraberliğimizi sağlamak adına yetiştireceğimiz gençlerimize bu hadiseden çıkardığı derslerle rehberlik edecektir.

Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.

Düzce Üniversitesi Senatosu